Yüksek yağlı bir fırıncılık ürününde öğütme yan ürünü

Temmuzda yayımlanan bir araştırma, sorgum kepeği ekstraktını geleneksel Çin kurabiyesi Taosu’da denedi. Bileşen, ürünün çeşitli özelliklerini birlikte değiştirdi: ölçülen fenolikleri artırdı, rengi daha koyu kırmızımsı kahverengiye çevirdi ve ısıl işlem sırasında oluşan iki bileşiği azalttı. En yüksek azalmalar en yüksek kullanım oranında görüldü; ancak aynı formülasyon daha sert bir kurabiye de oluşturdu.

Araştırmacılar, kırmızı sorgum kepeğinden su ve etanolle hazırlanmış gıda sınıfı ekstrakt kullandı. Ekstrakt, toplam kuru toz ağırlığının %0,5’i, %1’i veya %2’si oranında eşdeğer miktardaki düşük glutenli buğday ununun yerine eklendi. Ekstraktsız kontrol de hazırlandı; diğer bileşenler sabit tutuldu. Her formülasyon üç bağımsız partide üretildi ve 170 °C’de 17 dakika pişirildi.

Belirli bir karşılaştırmada daha düşük akrilamid

%2 ekstrakt düzeyinde akrilamid, kilogram başına 128,07 mikrogramdan 88,53 mikrograma düştü. Bu, kontrole göre %30,9 azalmaya karşılık geliyor. 5-hidroksimetilfurfural, yani 5-HMF ise kilogram başına 1.158,67 mikrogramdan 626,00 mikrograma indi; azalma %46,0 oldu. İki bileşik de LC–MS/MS ile analiz edildi. Sonuçlar, denenen formülasyon ve pişirme sürecine ait; her fırıncılık ürününde aynı etkinin görüleceğini kanıtlamıyor.

Yazarlar fenoliklerin esmerleşme kimyasındaki reaktif ara bileşiklerle etkileşimi gibi olası mekanizmaları tartışıyor. Korelasyon analizi, kesin nedensel yolu göstermiyor. Uçucu bileşik sonuçları da ekstraktın bütün Maillard tepkimelerini bastırmadığını ortaya koyuyor: akrilamid ve 5-HMF azalırken aromayla ilişkili bazı furanlar arttı. İki bileşikteki düşüş, ısıyla oluşan bütün bulaşanların ortadan kaldırılması olarak sunulmamalı.

Renk ve doku da formülasyon kararının parçası

Ekstrakt oranı arttıkça kurabiyeler koyulaştı ve kırmızılık arttı. Nem azaldı; %2 düzeyinde sertlik kontrole göre anlamlı biçimde yükseldi. Buna karşılık kırılabilirlik bakımından formülasyonlar arasında anlamlı fark bulunmadı. Dolayısıyla bileşenin renk ve fenolik kaynağı olarak potansiyeli, ürün tasarımında bir denge kurmayı gerektiriyor.

Elektronik dil ölçümleri formülasyonlar arasında genel olarak benzerdi; kromatografi ise uçucu bileşik profilinde değişiklikler gösterdi. Bu cihaz sonuçları, tüketicinin lezzeti değişmemiş bulacağını veya ekstraktlı kurabiyeyi tercih edeceğini kanıtlamıyor. Yazarlar duyusal değerlendirmeyi ve tüketici kabulü çalışmalarını sonraki adım olarak belirtiyor. Koyu renk ve daha sert doku da otomatik olarak kabul edilebilir sayılmak yerine bu değerlendirmeye dahil edilmeli.

On dört günlük izleme, raf ömrü beyanı değil

Depolama ölçümlerinde kurabiyeler, ağzı kapatılmamış torbalarda 25 ± 5 °C’de ve yaklaşık %80 bağıl nemde tutuldu. Örnekler 1., 7. ve 14. günlerde incelendi. Fenolik miktarı ve kimyasal antioksidan aktivite zamanla azaldı; ancak ekstraktlı örneklerde kontrolün üzerinde kaldı. %2 ekstrakt içeren örneğin 14. gündeki bazı değerleri, taze kontrolü de aştı.

Bu bulgu, deney süresince ölçülen bileşiklerin ve analiz aktivitesinin korunmasıyla ilgili. Ticari ambalajda doğrulanmış bir son tüketim tarihi veya kurabiyeyi yiyen kişide sağlık faydası göstermiyor. Fırıncılık ürünleri geliştirenler için çalışma, belirli bir başlangıç formülasyonu ve birlikte doğrulanması gereken etkiler sunuyor: bulaşan azalması, pigment korunması, doku, aroma ve hedef üretim ile ambalaj koşullarındaki depolama davranışı.

KAYNAKLAR & ŞEFFAFLIKNasıl çalışıyoruz ↗